2012-04-24 15:28:00

Devamı

İSLAM VE EVRİM TEORİSİ

2010-12-07 15:15:00

    İSLAM VE EVRİM TEORİSİ     Bu makalede İslam düşünce tarihinde yalnız kalmış bir fikri damardan kısaca bahsetmek istiyorum. Unutulmuş veya yalnız kalmış olmaları doğru düşünmedikleri anlamına gelmez. Bilakis kendi çağlarının hayli ötesinde fikirlere sahip olmaları muhtemeldir. Niyetim, böylesi fikirlerin de olduğundan hareketle “İslam düşüncesi tarihinin”, aslında, kendini bir dünya düşüncesi haline getirebilmiş son derece renkli ve devasa bir birikime sahip olduğunu biraz olsun gösterebilmektir.  İslam tarihinde oluşan fikri "statiko" bunların çoğunu dışladığından bugün için pek bilinmezler. Adları etrafında şüphe bulutları estirildiğinden "sakıncalı piyade" muamelesi tabi tutulmuşlardır. Yani tabiri caizse ellerinden silahları alınmış, rütbeleri sökülmüş ve karargah merkezine sokulmamışlardır... Çoğunun fikirleri, örneğin, Abbasi İmparatorluğu’nun “üniversite rektörü” ve sonraki Müslüman imparatorlukların da daimi gözdesi olan Gazzalî’nin gördüğü itibarı görememiştir. Aşağıda özellikle “evrim teorisi” hakkındaki görüşlerini öne çıkararak aktardığım bunlardan bazıları “modern çağı” hiç görmediler ve yaşamadılar. İslam tarihinin derinliklerinde ise unutuldular. Daha çok batı ülkelerinde rağbet gördüler.   Buradan anlaşılıyor ki, aslında, İslam kültür ve medeniyetinin modernizmden etkilendiğinden değil; daha çok onu etkilediğinden bahis açmamız gerekiyor. Bu bize bambaşka bir bakış açısı verecektir. Vakıa, olan da bu zaten. Yani modernler çıkarken biz iniyorduk. Modernlerin geldiği yerden aslında biz dönüyorduk. T... Devamı

Meleil a’la nerede?

2008-11-29 16:27:00

                                 Meleil a’la nerede? لَا يَسَّمَّعُونَ اِلَى الْمَلَاِ الْاَعْلٰى وَيُقْذَفُونَ مِنْ كُلِّ جَانِبٍ La yessemmeune ilel meleil a'la ve yukzefune min külli canib Onlar mele-i a'lâyı dinleyemezler, tard için her taraftan sıkıya tutulurlar.(37/Saffat/8 - Elmalılı Hamdi Yazır Meali)   مَا كَانَ لِىَ مِنْ عِلْمٍ بِالْمَلَاءِ الْاَعْلٰى اِذْ يَخْتَصِمُونَ Ma kane liye min ılmin bil meleil a'la iz yahtesımun " Benim mele-i a'lâya ne ilmim olurdu onlar münakaşa ederlerken?(38/Sad/69Elmalılı Hamdi Yazır Meali )   Bu konularda ilmi açıdan yeterli olmamama rağmen, işin ehli olanlarını bu konuya dikkat kesilmeleri ve meseleye yakından bakmaları ümidiyle bir şeyler araştırarak ve haddimin farkında olarak projektörümüzü meleil a’la sözcüğüne çevirdik.  Kuran'da sadece Saffat suresi 8 ve Sad suresi 69 ayetlerde geçen meleil a’la sözcüğü neye işaret ediyor? Bir bakalım...   الْمَلَأِ الْاَعْلٰى  Meleil a’la الْمَلَأِMele´sözcüğü; bir düşüncede/görüşte ve-ya inançta birleşip güzel görünümleriyle, büyüklükleriyle ve hoşluklarıyla gözleri dolduran topluluk [1] Bir toplumda ileri gelenler, söz sahibi yöneticiler, müşavere yapan yetkin kadro, kafir kavimin ileri gelenleri, kafir kavmin önderleri ekabir takımı vb.[2] Bundan başka " ...filan kimse, kendisini gören nezdinde büyük, muazzam biridir." anlamında" (filan kimse gözler dolusu) denir. Yapı, bünye, endam ve güzellikle dolu bir huy gibi anlamları da var[3... Devamı

Şahit olanda şahit, şahit olmayanda!..

2008-03-02 04:26:00

Elestü bi Rabbiküm kalu bela şehidna Şahit olanda şahit, şahit olmayanda.     Ne zaman şahit olduk!?     7/Araf/172 Hani Rabbin, âdemoğullarından, bellerinden zürriyetlerini alıp onları öz benliklerine şahit tutarak sormuştu: "Rabbiniz değil miyim?" Onlar: "Rabbimizsin, buna tanıklık ederiz." demişlerdi. Kıyamet günü, "biz bundan habersizdik" demeyesiniz. Bu ayete baktığımız zaman, biz Allah’a (“Rabbimize”) söz vermişiz; "Rabbimizsin, buna tanıklık ederiz." Bu söz ne zaman ve nerede verilmiş? Biz neden hatırlamıyoruz!? Eğer hatırlamıyorsak, nasıl olurda sorumlu oluruz!? “Kıyamet günü, "biz bundan habersizdik" demeyesiniz.” Buda gösteriyor ki biz bundan hesaba çekileceğiz….   Kur’an’da yer aldığına göre, bu sözün/hadisin Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın yalan, yanlış, hata,  şaka, vs.. yapmadığını bildiğimize göre, bunu ciddiye almamız gerekiyor ve bu söz bize nerede, ne zaman ve nasıl söylenmiş!? Biz nasıl söz vermişiz? Neden hatırlamıyoruz? Nasıl olurda sorumlu oluruz?   Nasıl söz vermişiz?:   Merak edenler *=* Ciddiye alanlar *=* İlgilenenler *=* Sancısını çekenler *=* Kaygılananlar *=* Önemseyenler *=* Düşünenler *=* Endişelenenler *=* Titizlik gösterenler *=* Emek verenler *=* İnce eleyip sık dokuyanlar. Lütfen ağır ağır, tertil tertil, tefekkür ederek okuyun. 57/Hadid/1-5 Göklerde ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. Aziz'dir O, Hâkim’dir. Göklerin ve yerin mülkü ve yönetimi O’nundur; diriltir, öldürür. Her şey üzerine kudret sahibidir O. Evvel'dir O, başlangıcı yoktur; Ahir'dir O, sonu yoktur; Zahir'dir O, her şeyde belirir; Batın'dır O, gözlerden gizlenmiştir. Her şeyi en güzel biçimde bilendir O. O, odur ki, göklerle yeri altı günde yarattı, sonra arş üzerinde egemenlik kurdu. Yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve onda yükseleni bilir. O, nerede olursanız olun sizinle beraberdir.... Devamı