Kuran’da Evrim/tekamül!…yada..(9)

2008-01-01 00:00:00

 

İlk inen vahiyden son inen vahye kadar ve günümüze kadar evrim süreci:

Kur’an’a baktığımızda Âdem’in ilk insan olmadığını ve ilk resul oluşuyla ilgili herhangi bir bulguya rastlamıyoruz, hatta Âdem ismi insanlığın evrimleşmiş hali, evrim geçirdikten sonraki adı gibi duruyor.

Buna göre Âdem; İlk insan değil

İlk resul değil

Tek insan değil, beşerin evrim sonraki hali. Yani ilk resulden (Nuh a.s) önceki dönem insanlığın adı.

Kur’an’da, ilk vahyin başlangıcı sanıldığı gibi Âdemle değil Nuh la başlıyor, Âdemin resul oluşuyla ilgili hiçbir ayete rastlamıyoruz. Biz, tıpkı Nuh’a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Biz İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyüb’e, Yunus’a, Harun’a, Süleyman’a da vahyettik. Davud’a da Zebur’u verdik.Resuller var, hayat ve hatıralarını daha önce sana anlattık; resuller var, hayat ve hatıralarını sana anlatmadık. Allah, Musa’ya kelime kelime söz söylemişti. 4/Nisa/163,164

Ama Nuh’a kadar bir evre geçmişti, bununla ilgili Kur’an’da Âdem oluş sonrası dönemden İsa resule kadar, Âdem oluş sonrası dönemden Nuh’a, Nuh’tan İbrahim’e, İbrahim’den İsa’ya (İmran ailesi) kadar dört evreden bahsediyor.

Allah; Âdem’i, Nuh’u, İbrahim Ailesi’ni, İmran Ailesi’ni seçerek âlemlere üstün kılmıştır; 3/Ali-imran/33

Bu ayeti sondan başa doğru okuduğumuzda; İmran ailesinden Muhammed’e a.s kadar Allah’a çağıranların devri.

İbrahim ailesinden İmran ailesine kadar, Allah’a çağıranların devri.

Nuh a.s dan İbrahim a.s ailesine kadar geçen devir ve insanlığın Âdem oluşundan Nuh a.s inen vahye kadar geçen devir.

Birde Muhammed a.s dan bugüne kadar geçen devir.

Âdem öncesi dönem; yani ruh henüz üflenmemiş, halifelik verilmemiş, evrimini tamamlamamış, Kur’an’ın değimiyle “kan döken ve bozgunculuk çıkaran” dönemi. Bu dönem kapalı kör bir dönem, çünkü akıl ve irade verilmemiş bir beşer.

Âdem dönemi; ruh üflenmiş, halifelik verilmiş, evrim geçirmiş, melekler ona itaat ediyor artık. Yeryüzüne hükmediyor, eşyaya isim veriyor ve kendi hizmetinde kullanıyor. Etrafıyla iletişime geçiyor, her bir şeyi artık yerli yerine oturtmaya başlıyor, etrafındaki her şeye hükmediyor onları tanımaya çalışıyor, keşfetmeye uğraşıyor, olumlu olumsuz tecrübe ediyor.

Açlığını gidermek için çeşitli yollara başvuruyor, sadece içgüdüsel davranmıyor artık akledebiliyorda, aklıyla avlanıyor biriktiriyor, bitkilerin hangileri yenir, tadı nasıldır tanımaya ve onları yetiştirmeye çalışıyor, hayvanları evcilleştiriyor kendi hizmetine kullanıyor.

En uygun alanı ve en uygun iklim yerini yerleşim yeri seçiyor, barınak yapıyor soğuk ve sıcağa karşı giysi yapıyor, aile kurumunu oluşturuyor ve koruma altına alıyor, tehlikelere karşı ve avlanmak için “ateşsiz!” silah yapıyor.

Her varlıkla olduğu gibi kendi cinsiyle de iletişimi ilerletiyor her şeye ad/isim vererek konuşmayı öğreniyor, öğrendikçe işler ve yaşam daha da kolaylaşıyor. Bundan önce hoyrat ve azgın “kan döken ve bozgunculuk çıkaran” biriydiler ama isimleri örenip saymaya (2/31-37) başlayınca medenileşme başlamıştı, ruh üflenmesi halifelik verilmesi kendini gösteriyordu..

Âdem’e isimlerin tümünü öğretti, sonra onları meleklere sunup: “Haydi, doğru iseniz onların isimlerini bana söyleyin,” dedi.

(Allâh) dedi ki: ”Ey Âdem, bunlara onların isimlerini haber ver.” bunlara onların isimlerini haber verince (Allâh): “Ben size, ben göklerin ve yerin gayblarını bilirim, sizin açıkladığınızı ve içinizde gizlemekte olduğunuz şeyleri bilirim, dememiş miydim? Dedi.

Meleklere: “Âdem’e secde edin” demiştik, hemen secde ettiler: Yalnız İblis diretti, böbürlendi, nankörlerden oldu. Dedik ki: “Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ondan dilediğiniz yerde bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zâlimlerden olursunuz!” Derken şeytân onlar(ın ayağın)ı oradan kaydırdı, içinde bulundukları (ni’met yurdu)ndan çıkardı. (Biz de) dedik ki: “Birbirinize düşman olarak inin. Sizin, yeryüzünde kalıp bir süre yaşamanız lâzımdır.” 2/Bakara/31-36

Âdem’e (evrimini tamamlamış belleği açılmış, eşyayı öğrenme ve yönetme kabiliyeti anlamına gelen) isimlerin tümünü öğretti, sonra onları meleklere sunup: “Haydi, doğru iseniz onların isimlerini bana söyleyin,” dedi.

(Allâh) dedi ki: “Ey Âdem, bunlara onların isimlerini haber ver.” (insanlık yetenekleriyle, kabiliyetleriyle, eşyaya isim koyma ve onu kendi hizmetinde kullanma, bilimsel keşifleri, ulaştığı ve ulaşacağı teknolojiyle, kendini gösterdi-gösteriyor anlamına gelen), bunlara onların isimlerini haber verince (Allâh): “Ben size, ben göklerin ve yerin gayblarını (ve âdemin/insanın bu yeteneklerini) bilirim, sizin açıkladığınızı ve içinizde gizlemekte olduğunuz şeyleri bilirim, dememiş miydim? Dedi.

Meleklere: “Âdem’e secde edin” demiştik, hemen secde ettiler: Yalnız İblis diretti, böbürlendi, nankörlerden oldu. (Melek, Âdem ve İblis konularını önceden işlemiştik)Dedik ki: “Ey Âdem, (bütün bir insanlık) sen ve eşin cennette (dünyanın bağlık bahçelik olan yerinde) oturun, ondan dilediğiniz yerde (adaletli ve dürüst olun, nasiplenin helal olan ne varsa yapın eğlenin) bol bol yiyin, ama şu ağaca (istifçilik, kara borsa, habis, kötü, haram olan her şey) yaklaşmayın, yoksa zâlimlerden olursunuz!

“ Derken şeytân onlar(ın ayağın)ı oradan kaydırdı, (dünyanın cazibeli yapısı; mal,makam, ihtiras, tahakküm etme, öleceğini unutma-sonsuza dek kalma hissi vb.) içinde bulundukları (ni’met yurdu)ndan çıkardı. (Biz de) dedik ki: “Birbirinize ( hak ve batılın düşmanlığı) düşman olarak inin. Sizin, yeryüzünde kalıp bir süre yaşamanız lâzımdır.” 2/Bakara/31-36 Âdem kelimesi geçen diğer ayetler: 7/Araf/11-35,172 – 17/İsra/61,70 – 18/Kehf/50 - 20/Taha/115-121

Âdem, (insanlık) Rabbinden birtakım kelimeler (dönem dönem gelen vahiyler) aldı (onlarla amel edip Rabbine yalvardı, O da) bunun üzerine onun tevbesini kabul etti. Şüphesiz O, tevbeyi çok kabul eden(kulunun günâhından geçen)dir, çok esirgeyendir. 2/Bakara/37

Artık aralarında adaletin sağlanması haksızlıkların giderilmesi gerekiyordu, çünkü eşyaya, hayvana ve nebat hükmetmeye benzemiyordu insana hükmetmek, karmaşıktı sayıları arttıkça ve öğrendikçe fark ettiler. Artık sorunlarını ve problemlerini çözmek için kendilerinden üstün bir güce ihtiyaçları vardı. İşte burada vahyi devreye giriyor ilk resul (Nuh a.s) gönderiliyor.

Nuh a.s dönemi; Bu insanlığın vahiyle ilk buluştuğu dönem,Özelliklede vahyin henüz inmediği dönemlere, yani insana ruh üflendiğinden ilk vahiy gelinceye kadar ki döneme Âdemin/insanlığın hikâyesi deniyor. Bundan sonraki döneme de Nuh a.s dönemi deniyor.

İşte bunlar; Allâh’ın ni’met verdiği peygamberlerden, Âdem/insan, neslinden, Nûh ile beraber gemide taşıdıklarımızın neslinden, İbrâhim ve İsrâil (Ya’kûb) neslinden, yol gösterdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdendir. Onlara Rahmân’ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı. 21/Meryem/58

Artık insanlık gelişmiş bundan sonra işleri daha bir karmaşık, ihtiyaçların sınırları her geçen zaman daha bir genişliyor, bundan sonra işleri vahyi çözecek, resuller dönemi başlıyor….

İlk resulden son resule kadar, aynı amaç (hidayet kaynağı ve yol göstermesi) için vahyi nazil olmuştur, gönderilen resullerin dolaysıyla vahyin içeriği aynı olmakla beraber kapsamı farklı farklı olmuştur.

Vahiy insanlığın pozisyonuna göre gelişerek ve genişleyerek nazil olmuştur.İlk dönemlerde, okuma yazma yok direk sözlü uyarı, yani kitap yok zaten buna da gerek yoktu, hemen her kavme bir resul/nebi gönderiliyordu 2/213-5/19-6/48-18/56-26/207vs.. sayılarını Allah bilir. 4/163,164 bir dönem sonra kitaplar inmeye başladı, Tevrat, Zebur, İncil ve son olarak Kur’an.

Kuran’dan önceki vahyi ve kitaplar indiği toplumun sorunlarına değinip o dönemin kendine has ve ihtiyacı oranında nazil oluyordu, böylelikle de insanlığın kıyamete kadar sorunlarını çözmediği için de korunma garantisi verilmemiştir. Yani kendi dönemine yeterli, bütün bir insanlığa ise eksik kalıyordu öyle ki Kur’an’a kadar. Hepsinin en temel çağrısı şu olmuştur; “gelin bir olan Allah’a ibadet edin ondan başka ilahınız yoktur” 23/23,32 – 11/61

Ben şahsen, Kur’an öncesi vahyin ve kitapların bozulmuş olmasından çok, miadını doldurmuş olmaları münasebetiyle sonra gelen öncekini nesh ediyordu diye düşünüyorum. İnsanlık gelişmiş, dünya büyük medeniyetlere sahip, bir birinden haberdar, iletişim gelişmiş, okuma yazma, kayıt altına alma kolaylaşmış ve yaygınlaşmıştı. Artık Kur’an’ı koruyabilecek seviyeye ulaşılmıştı, son ve kapsamlı kitabı indirmenin zamanı gelmişti, insanlık buna hazırdı.

İlk inen vahye kadar biyolojik evrimini tamamlamış artık sorumluluk alacak duruma gelmişti vahyi alması gerekiyordu, Allah onlara Nuh a.s resulü gönderdi.İbrahim a.s resule kadar medeniyetler biraz daha kökleşiyor dünya coğrafyasının ve tarihinin kilometre taşları yerine oturuyordu. İbrahim a.s bugün mevcut olan bütün semavi dinin mensupları tarafından sahiplenilir.

İnsanlık çok ciddi sınav veriyordu, okuma yazma vardı artık, kitaplar inmeye başlamıştı; Tevrat, Zebur ve İncil insanlığın gelişimiyle paralel gelişen ilahi hitap artık insanlığın kıyamete kadar anlaya bileceği kavraya bileceği ve koruyup çoğalta bileceği seviyeye ulaşmıştı, artık son Resul son kitabın zamanı gelmişti.

Son söz:

Yokluktan —} Büyük patlamaya —} Büyük patlamadan —} Madde/ins ve Enerji/cinn ye —} ins ve cinn den —} Maricin (karıştıran yüksek dereceli ateş nova yıldızlarının ürettiği atomlar) ateşine —} Maricin ateşinden —} Semum (içe işleyen, derilere, kemiklere nüfuz eden hararet güneş enerjisi) ateşi —} Semum ateşinden —} Sal sal (pişmiş kayalar) —} Sal saldan —} Toprağa (soğuktan ve sıcaktan genleşerek çatlayan kayaların tozu toprağı oluşturuyordu) Topraktan —} Balçığa —} Balçıktan —} Canlı organizmalara süzülüp giden kimyasal bileşenler —} Oradan bakterilere ve yosunlara —} Yosunlardan bitkilere —} Bitkilerden hayvanlara —} Beşere —} Beşerden insana —} İnsandan Âdeme —} Âdemden Nuh’a a.s —} Nuh’tan a.s İbrahim’e a.s —} İbrahim’den a.s İsa’ya a.s —} İsa’dan a.s Muhammed’e a.s ve oradan da günümüze ve kıyamete kadar akıp giden evrim süreci.

Doğrular alim olan Allah’a, hatalar ve yanlışlar bana aittir.

Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.

Muhakkak ki en doğrusunu bilen Allah’tır.

86
0
0
Yorum Yaz